Ana Sayfa / Hizmetler / Medyum / Medyumlar
Medyumlar
Görüşme konusu
Çoğul kelimenin çağrıştırdığı pazar
Medyumlar sözcüğü, arama kutusuna yazıldığında bir seçme alanı hissi üretir. İnsan, birkaç adı yan yana göreceğini, üslupları tartacağını ve içlerinden birine yöneleceğini düşünür. Bu his, ilan dilinin çoğul alışkanlığından gelir. Alışkanlık, ortada gerçekten bir kadro olduğu anlamına gelmez. Bu sayfa o kadroyu kurmaz. Kurduğu şey, çoğul kelimeyle gelen kişinin neyle karşılaşacağını baştan söylemektir. Karşılaşacağı şey bir liste değil, tek isimle yapılan bir görüşmedir.
Pazar hissi, karşılaştırmayı kolay sanır. Kolaylık, çoğu kez yan yana duran sıfatlardan ibarettir. Sıfatlar ölçü değildir. Ölçü, kimin konuştuğu, hangi numaradan konuşulduğu ve hangi vaadin kurulmadığıdır. Bu üçü çoğul bir başlığın altında da tek tek söylenebilir. Söylenmezse, kelimenin çoğulluğu bir kalabalık varmış gibi çalışır. Kalabalık yoksa, bunu gizlemek dürüst bir tanıtım olmaz. Tanıtım, arama kelimesini kullanır ve hemen ardından tek muhatabı adlandırır.
Arama sonucundaki çoğul
Arama sonucu, kelimeyi olduğu gibi geri verir. Geri vermesi, sayfanın da çoğul bir ekip anlattığı anlamına gelmez. Okur, başlık ile gövdeyi ayırabilir. Başlık, arama diline aittir. Gövde, çalışmanın biçimine aittir. Biçim tek kişiliktir. Tek kişilik biçimi çoğul bir kapakla gizlemek, ilk cümlede güveni zedeler. Zedelenmemesi için kapak ile iç cümle aynı yöne bakar. Bakan yön, liste değil, isimdir.
Tekil hitabın silinmesi
Çoğul söyleyiş, bazen tekil hitabı siler. Silinen hitapta kimse sorumlu görünmez, çünkü cümle bir gruba yayılır. Bu sayfa o yayılmayı benimsemez. Cümle bir kişiye döner. Dönen cümlede Medyum Meryem Hoca adı durur. Adın durması, bir kalabalığın içinden seçilmiş olduğunuz hissini üretmek için değildir. Ürettiği şey, cevap veren sesin kime ait olduğunun belli olmasıdır. Belli olmayan ses, çoğul kelimenin gölgesinde kaybolur.
Kadrosuz bir sayfada ismin yeri
Kadrosuz olmak, eksik bir hizmet tablosu değildir. Bilinçli bir sadeliktir. Sadelikte ikinci bir danışman, yedek bir operatör veya şehre göre değişen bir temsilci yoktur. Varsa, bu metinle çelişir. Çelişen tanıtım, çoğul başlığı bir şube ağı gibi okutur. Okuyan kişi, hangi şehirde kimin konuşacağını sormak zorunda kalır. Sormasına gerek bırakmamak için isim baştan tektir. Tek isim, karşılaştırmayı imkânsız kılmaz. Karşılaştırmayı başka ilanlarla sizin yapmanızı sağlar.
İsim, selamlaşmanın süsü olarak bir kez geçip gitmemelidir. Yazışma uzadıkça cevaplar başka bir imzaya kayıyorsa, kayma bu sayfanın vaadiyle uyuşmaz. Uyuşmazlık fark edildiğinde hikâyeyi sürdürmek zorunlu değildir. Zorunluymuş gibi kurulan nezaket, çoğul bir ekip varmışçasına sizi el değiştirir. El değiştirme, bu çalışmada yoktur. Olmadığı için, ilk anda duyduğunuz ad ile sonraki mesajın adını yan yana koyabilirsiniz. Yan yana durmuyorlarsa, durduğunuz yer meşru bir duraktır.
İsim neden tekrar edilir
Tekrar, reklam cümlesi olsun diye yapılmaz. Tekrar, çoğul başlığın yarattığı kalabalık hissini her bölümde düzeltmek içindir. Düzeltme yapılmazsa, okur bir kadro aramaya devam eder ve bulamayınca metni eksik sanır. Eksik olan kadro değil, kadro beklentisidir. Beklenti söylenince, isim yerli yerine oturur. Oturan isim Medyum Meryem Hoca’dır. Başka bir adın araya girmesi, bu oturuşu bozar. Bozulan yerde yeni bir tanıtım başlamış sayılır ve siz o tanıtımı kabul etmek zorunda değilsiniz.
Üslup değişince durmak
Üslup, insanın cümle kurma biçimidir. Bir anda emir kipine, aceleye veya başka bir ağza dönüyorsa, dönen yalnızca kelime değildir. Dönüş, muhatabın değiştiğinin işareti olabilir. İşaret kesin bir kanıt sayılmak zorunda değildir. Yine de sorulmayı hak eder. Soru basit kalabilir. Bu yazışma hâlâ aynı kişiyle mi sürüyor. Cevap yeni bir isimse, çoğul başlık size bir ekip sunmuş gibi çalışıyordur. Çalışan o düzen, bu sayfanın anlattığı düzen değildir.
Bu başlıkla gelen gündelik kaygılar
Çoğul kelimeyle gelen kaygılar tek tip değildir. Kimi ayrılık anlatır, kimi aile içinde susan bir tartışmayı, kimi işin ya da taşınmanın belirsizliğini getirir. Getirilen şey, bir işlem listesine yazılmaz. Yazılan, konunun adıdır. Ad, görüşmenin ne hakkında açılacağını gösterir. Göstermesi, sonucun ne olacağını bildirmez. Bildirme iddiası kurulursa, çoğul bir ilanın sıcaklığı bir takvime dönüşmüş olur. Takvim, bu sayfada kurulmaz.
Kaygının gündelik olması, onu küçültmez. İnsan, adını koyamadığı bir sıkıntıyı bazen geleneksel bir kelimeye yaslayarak anlatır. Yaslamak, kelimenin bir çözüm makinesi olduğu anlamına gelmez. Anlamına gelen şey, derdin konuşulabilir hale gelmesidir. Konuşulabilir derd, yine de sağlık şikâyetini hekimin, hukuki uyuşmazlığı ilgili merciin alanından çıkarmaz. Çıkarmaya kalkan cümle, medyumlar başlığının genişliğine sığınamaz. Genişlik, her mesleğin yerine geçmek için kullanılmaz.
İlişki ve aile içi çekince
İlişki anlatısı, çoğu kez üçüncü bir kişinin tutumunu da içerir. İçermesi, o tutumun bu hatta devredileceği anlamına gelmez. Eşin, sevgilinin veya aile büyüğünün iradesi kendisinde kalır. Sizde kalan, kendi sözünüz ve kendi sınırınızdır. Sınırı bir yoruma teslim etmek isterseniz, bu sizin tercihiniz olur. Tercih, görüşmenin size yüklediği görev gibi sunulmaz. Sunulursa, çoğul kelime bir yönlendirme ekibine dönüşmüş gibi okunur. O okuma bu metne uymaz.
İş, taşınma ve para kaygısı
Para ve taşınma, ölçülebilir kararlardır. Karar, bir his cümlesinin tarihine bağlanınca ölçüsü kaybolur. Kaybolmaması için bu görüşme, işin şu hafta olacağı veya borcun şu gün kapanacağı sözünü kurmaz. Kurulan şey, kaygının adının konuşulmasıdır. Konuşma bittikten sonra bütçeyi, sözleşmeyi veya taşınma takvimini yine siz kurarsınız. Kurmanız, anlatıyı dinlemediğiniz anlamına gelmez. Anlatının, evrakın yerine geçmediği anlamına gelir.
Tanıdık tavsiyesini nasıl duymalı
Bir yakının anlattığı olumlu cümle, sizin için bir yön duygusu olabilir. Yön, ölçüm değildir. Ölçüm olsaydı, başkasının hatırası sizin konuşmanızın sonucunu peşinen yazardı. Yazamaz. Çünkü hatıra, o gün duyulan sözün sonradan süzülmüş halidir. Süzgeç, heyecanı büyütür ve sınırı unutturabilir. Unutulan sınır, size tavsiye diye geri döner. Dönen tavsiyeyi dinlerken, hangi cümlenin hatıra, hangi cümlenin sizin sorunuz olduğunu ayırmak işe yarar.
Ayırmak, tanıdığınıza güvensizlik değildir. İki farklı konuşmayı birbirine yapıştırmamaktır. Yapışan konuşmada, sizin sormadığınız bir dilek bile hazır bir sonuç gibi gelir. Gelen sonuç, bu sayfanın üstlendiği bir söz değildir. Üstlenilen söz yoktur. Olan, sizin kendi sorunuzu kendi ağzınızla açmanızdır. Açarken tanıdığın cümlesini tekrar etmek zorunda değilsiniz. Zorunda olmadığınız halde tekrarlarsanız, görüşme sizin derdinizden çok başkasının hikâyesine döner.
Tavsiyenin hikâye olması
Hikâye, yaşanmış bir anlatıdır. Anlatı, yeni bir görüşmenin şartnamesi olmaz. Olursa, şartnameyi yazan kişi o gün orada olmayan tanıdığınızdır. Olmayan kişinin cümlesiyle ücret, süre ve konu bağlanmaz. Bağlanacaksa, bağ sizin duyduğunuz çerçeveden kurulur. Çerçeve her seferinde yeniden söylenir. Yeniden söylenmesi, eski hikâyeyi yasaklamaz. Eski hikâyenin, sizin adınıza karar vermesini engeller.
Başkasının sonucunu kendi hayatına yazmamak
Bir kişi, kendi hayatındaki bir rastlantıyı görüşmeye bağlamış olabilir. Bağ, onun yorumudur. Yorumu kendi takviminize kopyalamak, rastlantıyı yöntem sanmaktır. Yöntem sanılan şey, burada bir gün ve bir sonuç olarak ilan edilmez. İlan edilmediği için, tanıdığın sevincini duymanız sizi aynı sevinci beklemeye zorlamaz. Zorlamayan sayfa, çoğul kelimenin altındaki en sade cümleyi korur. Cümle şudur: her konuşma kendi sınırını taşır, başkasının sınırını değil.
Fal cümlesi ile sınır cümlesi
Fal dili, bir işaretten yorum üretme alışkanlığıdır. İşaret, fincan, kâğıt veya el ayası olabilir. Bu sayfa o işaretlerin nasıl okunacağını öğretmez. Öğretirse, çoğul bir merak bir ders notuna döner. Dönüş bu metnin işi değildir. İş, işaret ile sınır arasındaki farkı söylemektir. İşaret esnektir ve birçok hayata uyar. Sınır ise bu konuşmanın neyi üstlenmediğini adlandırır. Adlandırılmayan sınır, esnek cümlenin kesin göründüğü yerde kaybolur.
Kaybolan sınır, size özel bir haber duygusu üretebilir. Duygu anlaşılırdır, çünkü insan kendi derdini duyunca cümleyi kendine çeker. Çekmek, cümlenin gizli bir kaynaktan geldiğini göstermez. Gösteren şey, az önce sizin verdiğiniz ayrıntının yeniden düzenlenmesidir. Düzenlenme, düzgün konuşma becerisidir. Beceri ile görünmeyen bir bilgi iddiası aynı kefeye konmaz. Konulursa, medyumlar kelimesi bir keşif iddiasına dönüşür. Bu sayfa o dönüşümü yapmaz.
Sembolün esnekliği
Sembol, dar bir olaya kilitlenmeden durabilen bir işarettir. Durabilmesi, onu her hayata biraz uydurur. Uyan cümle etkileyici olabilir. Etkilemek, doğrulamak değildir. Doğrulama için cümlenin, sizin az önce söylemediğiniz ve başka yolla bakılabilen bir ayrıntıyı taşıması gerekir. Taşımıyorsa, esneklik kendi başına kalır. Kalan esnekliği bir haber gibi saklamak, sonradan hayal kırıklığını da büyütür. Büyütmemek için sembol, sınır cümlesinin yanında durur.
Size özel görünen genel cümle
Genel cümle, birçok kişinin hayatına aynı anda değebilir. Değmesi, o cümlenin sizin için yazıldığı hissini doğurur. His, çoğul ilanlarda sık kullanılır, çünkü kalabalık bir kitleye aynı sıcaklıkla seslenir. Bu sayfada kalabalık yoktur. Olmadığı için genel cümle, size özel bir keşif gibi sunulmaz. Sunulursa, sunuşun kendisini sorabilirsiniz. Soru kabalık değildir. Cümlenin kaynağını yerli yerine koymaktır. Kaynak sizseniz, bunu duymak görüşmeyi daha açık hale getirir.
Karşılaştırma için dünyevi sorular
Çoğul bir arama, insanı karşılaştırmaya iter. İtme kötü değildir. Kötü olan, karşılaştırmayı sıfatlarla yapmaktır. Dünyevi sorular daha sade durur. Konuşan kişi her seferinde aynı isim mi. Numara, sayfada yazılan hatla aynı mı. Saat, her gün 10:00-23:45 olarak mı duruyor, yoksa mesajın içinde başka bir dilime mi kayıyor. Bedel, hikâye dökülmeden mi söyleniyor. Bir olayın günü peşinen kilitleniyor mu. Bu sorular inancı ölçmez. Ölçtüğü şey, tanıtımın kendi cümlesine uyup uymadığıdır.
Uymayan tanıtım, çoğul kelimenin kalabalığına sığınır. Sığınan metinde ikinci bir numara, ikinci bir isim veya bugüne sıkışmış bir karar belirir. Beliren şey bu sayfanın parçası değildir. Parça olmayan adımı, karşılaştırma soruları daha ilk anda ayırır. Ayırmak için özel bir eğitim gerekmez. Gereken, yayımlanmış cümle ile duyulan cümleyi yan yana koymaktır. Yan yana durmuyorlarsa, durmayan taraf lehine yorum yapılmaz. Yorum, heyecanı değil, çelişkiyi not eder.
Saat ve hat tutarlılığı
Tutarlılık, her paragrafta aynı sıfatın tekrarlanması değildir. Tutarlılık, kanalın değişmemesidir. Arama ve yazışma +90 554 959 54 60 numarasına gelir. WhatsApp ayrı bir hatta alınmaz. Alınırsa, çoğul başlık sizi bir ağın içinde dolaştırıyor demektir. Dolaşma bu çalışmada yoktur. Saat de aynı açıklıktadır. Her gün 10:00-23:45 dilimi dışında kurulan acele, duyurulan aralıkla çelişir. Çelişen acele, daha samimi bir üslupla kapatılmaz.
Bedelin erken duyulması
Erken duymak, pazarlık etmek anlamına gelmez. Anlamına gelen şey, uzun bir anlatıya girmeden karşılığın kabaca bilinmesidir. Bilinmeden geçen süre, sonradan sürprize açık bir süre olur. Sürpriz, çoğul bir ilanın “bakalım” cümlesiyle ertelenebilir. Erteleme bu sayfada benimsenmez. Benimsenen, çerçevenin hikâyeden önce gelmesidir. Gelen çerçeve size uymazsa, ayrıntıya geçmeyebilirsiniz. Geçmemek, listeden bir hak kaybı değildir. Çünkü ortada bir liste yoktur.
Ertelemek ve kapatmak
Çoğul bir başlık, insanı hemen birini seçmeye zorlayabilir. Zorlama, bu metnin temposu değildir. Aynı gün bitirmek zorunda değilsiniz. Bir gece düşünmek, bir yakına yalnızca kendi cümlenizle danışmak veya hiç devam etmemek seçenek olarak durur. Seçenek daralırsa, daralan şey gelenek değil, acele olur. Acele, “bugün olmazsa bir daha konuşulmaz” gibi bir kilit kurar. Kilit bu sayfada kurulmaz. Kurulduğunu duyarsanız, duyduğunuz cümle tanıtımın dışındadır.
Kapatmak da seçenekler arasındadır. Konu dağılmışsa, bedel bulanıksa veya üçüncü bir kişinin iradesi devralınıyormuş gibi konuşuluyorsa, hattı bırakabilirsiniz. Bırakmak, çoğul kelimeye karşı bir nezaketsizlik sayılmaz. Sayfanın size bıraktığı payın kullanılmasıdır. Pay, düşünme süresidir. Süreyi kapatan üslup, ne kadar sıcak olursa olsun, bu çerçevenin içinde değerlendirilmez. Değerlendirme dışı kalan hız, sizi bir karara itmek için kurulmuş bir tempodur.
Aynı gün bitirme zorunluluğu
Zorunluluk hissi, çoğu kez karşı tarafın cümlesinden çok sizin aceleinizden de beslenir. Beslenen acele anlaşılır, çünkü kaygı beklemeyi zorlaştırır. Zorlaşan bekleme, yine de bir kurala dönüşmez. Kural olsaydı, her soru aynı gün kapanmak zorunda kalırdı. Kalmaz. Meşgul hat, erteleme ve sizin uygun olmadığınız saat, konuşmayı yarına bırakabilir. Bırakmak, derdin önemini düşürmez. Yalnızca kararın, yorgun bir anda verilmesini engeller.
Acele gün kilidi
Gün kilidi, bir olayın belirli bir tarihte değişeceği cümlesidir. Cümle heyecan üretir. Ürettiği heyecan, gerçekleşmenin belgesi değildir. Bu görüşme o belgeyi vermez. Vermediği için, “şu güne kadar” diye kurulan kesinlik duyulursa ayrıca sorulur. Soru, anlatıyı inkâr etmek için değil, kilidin bu sayfaya ait olup olmadığını anlamak içindir. Ait değilse, ait olmayan kilidi nazikçe dışarıda bırakırsınız. Bırakmak, konuşmanın geri kalanını da hemen çöpe atmak anlamına gelmez. Anlamına gelen şey, o cümlenin sizi bağlamamasıdır.
Yan sayfalara bırakılan ayrımlar
Medyumlar başlığı, çoğul arama ile tek muhatap arasındaki farkı taşır. Farkın kavram tarafı, ifadenin kendisini anlatan medyum hoca sayfasında genişler. Genişleyen metin, bu sayfanın yerine geçmez. Geçseydi, liste hissi ile hitap birbirine karışırdı. Karışmaması için iki metin yan yana okunabilir. Biri kelimenin çoğulluğunu, diğeri görüşmenin adını yerli yerine koyar. İkisi de bir sonucun gününü ilan etmez.
Kaygının özel adı başka başlıklarda durur. Bir durumu yönlendirme anlatısı olarak duyulan büyü, büyü yapan medyumlar sayfasında konuşma konusu olarak sınırlanır. Korunma ve ağırlık hissine yaslanan bakım ise bakım yapan medyumlar başlığında ayrı tutulur. Ayrı tutulması, aynı derdi üç kez anlatmak için değildir. Her kelimenin kendi beklentisini taşıdığını göstermek içindir. Beklenti karışırsa, çoğul bir kapak bütün dilekleri tek pakete bağlar. Paket bu sitede kurulmaz.
Medyumlar sayfası bir kişi listesi midir?
Değildir. Çoğul kelime, insanların arama yaparken kullandığı söyleyiştir. Bu sitede o söyleyiş bir kadroya, bir şube tablosuna veya sırayla değişen danışmanlara çevrilmez. Muhatap Medyum Meryem Hoca’dır. Arama ve yazışma +90 554 959 54 60 hattında, her gün 10:00-23:45 arasında olur. Çoğul başlık, tek ismi gizlemek için seçilmemiştir. Seçilen şey, arama dilindeki kelimeyi olduğu yerde karşılamak ve ardından kimin konuştuğunu açıkça söylemektir. Açık isim, listenin yerini tutar.
Birden fazla medyumla aynı anda mı konuşulur?
Hayır. Görüşme tek sesle kurulur. İkinci bir isim, yedek bir hat veya nöbetleşe bir ekip bu tanıtımın içinde yoktur. Yazışma ilerledikçe imza değişirse, değişen imza yeni bir konu gibi ele alınır ve siz devam etmek zorunda kalmazsınız. Çoğul bir başlık, kalabalığı vaat etmek için kullanılmaz. Kullanılırsa, sayfanın anlattığı sadelik bozulur. Bozulan sadelikte kimin cevap verdiği belirsizleşir. Belirsizlik, inanç anlatısının parçası gibi sunulmamalıdır. Sunulursa, kanal dağılmış demektir.
Tanıdığımın anlattığı deney bu sayfayı bağlar mı?
Bağlamaz. Bir yakının anlattığı görüşme, o yakının hatırladığı cümlelerden ibarettir. Hatıra, sizin konuşmanızın nasıl geçeceğini ölçmez. Ölçmeye kalktığında, başkasının tesadüfü sizin kararınıza yazılmış olur. Tavsiyeyi dinlemek serbesttir. Tavsiyeyi bir sonuç belgesi gibi taşımak ise bu çerçevenin dışında kalır. Çerçeve, her görüşmenin kendi sınırını yeniden söylemesini ister. Yeniden söylenmeyen sınır, eski bir hikâyenin heyecanıyla kapatılmış sayılır.
Fal baktırmak ile bu görüşme aynı şey mi?
Halk dilinde ikisi sık karışır, çünkü ikisi de bir kaygıyı sembol veya his üzerinden anlatabilir. Bu sayfada amaç, bir iskambilin veya bir fincanın adım adım okunması değildir. Amaç, getirdiğiniz sorunun adını koymak ve konuşmanın nereye kadar gideceğini söylemektir. Sembol esnektir. Esnek cümle birçok hayata aynı anda uyabilir. Uyması, size özel bir haber alındığını göstermez. Gösteriyormuş gibi kurulan kesinlik, ayrıca sorulmalıdır. Sorulmadan kabul edilen kesinlik, çoğul bir ilanın sıcaklığından ileri gelebilir.
Ücret konuşulmadan ayrıntıya geçilir mi?
Geçilmemesi daha sağlıklıdır. Sitede sabit bir fiyat tablosu yoktur, çünkü süre ve konu kişiden kişiye değişebilir. Değişmesi, bedelin hiç söylenmeyeceği anlamına gelmez. Kabaca çerçeve, hikâye uzamadan duyulur. Duyulmadan dökülen uzun anlatı, sonradan sürpriz bir karşılıkla karşılaşmanıza yol açabilir. Karşılığı sormak güvensizlik değildir. Cevap bulanıksa, o gün ayrıntıya girmeyebilirsiniz. Girmemek, çoğul başlığın vaat ettiği bir hakkı kaybetmek değildir. Çünkü bu başlık bir hak listesi dağıtmaz.
Hangi saatlerde yazılabilir veya aranabilir?
Haftanın her günü 10:00-23:45 dilimi açıktır. Aralık, pazartesi ile pazar arasında değişmez. Aralık dışında bırakılan yazı, sonraki dilimde ele alınır. Ele alınmanın gecikmesi bir ceza veya gizli bir acele değildir. Hat +90 554 959 54 60 numarasıdır. WhatsApp da aynı numarayı kullanır. Meşgul bir hat, sizi ikinci bir kişiye devretmez. Erteleme aynı ismin içinde kalır. Kalmıyorsa, erteleme bu sayfanın anlattığı düzene uymaz ve siz yeni bir kanala geçmek zorunda değilsiniz.
İlgili hizmetler
İlgili yazılar
Medyumlar yorumları
Bu görünümde henüz yorum yok.