Ana Sayfa / Hizmetler / Medyum / Büyü Yapan Medyumlar
Büyü Yapan Medyumlar
Görüşme konusu
Büyü sözcüğü görüşmeye nasıl gelir
Büyü kelimesi, çoğu kez kişinin kendi uydurduğu bir terim olarak değil, evde duyduğu bir söyleyiş olarak telefona gelir. Bir akraba, bir komşu veya eski bir hikâye, sıkıntıyı bu sözcüğe bağlamıştır. Bağlayan kişi, kelimenin neyi üstlenip neyi üstlenmediğini ayrıca söylememiş olabilir. Bu sayfa, o eksik cümleyi bir işlem listesine tamamlamaz. Tamamladığı yer, kelimenin bir görüşme konusu olarak durduğunu ve Medyum Meryem Hoca ile konuşmanın bir tarif saati olmadığını belirtmektir.
Kelime ağırdır. Ağırlığı, halk anlatısında bir durumu veya bir ilişkiyi yönlendirme iddiasından gelir. İddia, bu hatta bir takvime çevrilmez. Çevrilirse, duyulan hikâye bir sözleşme gibi işlemeye başlar. Sözleşme bu metinde yoktur. Olan, kaygının adının konulmasıdır. Ad konulunca, merak ile yönlendirme isteği birbirinden ayrılabilir. Ayrılmadan ilerleyen konuşma, her cümleyi bir sonuç gününe yaslar. Yaslanan gün, bu başlığın taşıdığı bir yük değildir.
Kelimeyi ilk duyduğunuz yer
İlk ağız, genellikle tanıdık bir çevredir. Çevre, kelimeyi bir teşhis gibi kullanmış olabilir. Teşhis gibi duran cümle, o evin dilidir. Dil, sizin konuşmanızın ölçüsü olmak zorunda değildir. Ölçü, burada yeniden kurulur. Kurulan ölçü, duyduğunuz sözü yasaklamaz. Sözün, bir reçete hükmü taşımadığını söyler. Hüküm arayan okur, akraba cümlesini bu sayfada onaylatamaz. Onay yerine, cümlenin bir hatıra olduğu hatırlatılır.
Merak ile yönlendirme isteği
Merak, “bu kelime ne anlama geliyor” diye sorar. Yönlendirme isteği ise “şu kişi şöyle davransın” diye kurulur. İkisi aynı aramada yan yana gelebilir. Yan yana gelmeleri, ikisinin aynı iş olduğunu göstermez. Bu görüşme birinciyi dinleyebilir. İkincisini, başka bir insanın iradesini devralan bir vaade çevirmez. Çevirmediği için, merak meşru kalır ve yönlendirme iddiası dışarıda durur. Dışarıda duran iddiayı içeri almak, kelimeyi olduğundan kesin bir araca çevirir.
Hatırlanan hikâye ve ondan doğan umut
İnsan, duyduğu anlatıyı olduğu gibi saklamaz. Saklanan hali, işine yarayan cümlelerin öne çıktığı bir özet olur. Özet, “filan kişiye bakılmış ve iş düzelmiş” gibi kısa bir sonuçla kapanabilir. Kapanış, heyecanın süzgecidir. Süzgeç, süreyi, belirsizliği ve o gün konuşulan sınırı unutturabilir. Unutulan sınır, size tavsiye diye geri döner. Dönen tavsiye, bu sayfada bir emsal hükmü taşımaz. Taşımaz, çünkü her konuşma kendi çerçevesini yeniden söyler.
Umut, bu özetten doğar ve doğması anlaşılırdır. Anlaşılır umut, yine de bir tarihe kilitlenince başka bir cümleye dönüşür. Dönüşen cümle, “şu güne kadar düzelir” diye kurulur. Kuruluş, halk anlatısındaki belirsizliği siler. Silinen belirsizlik, kelimeyi bir taahhüde yaklaştırır. Bu görüşme o yaklaşmayı yapmaz. Yapmadığı için umudu yasaklamaz. Umudu, gerçekleşmiş bir haber gibi dosyalamayı da kabul etmez. Dosyalanmayan umut, konuşmanın içinde bir dilek olarak kalabilir.
Hatıranın seçici süzgeci
Seçici hatıra, tutmayan tarafı inceltir ve tutan tarafı büyütür. Büyüyen taraf, yeni bir dinleyiciye yöntem gibi anlatılır. Yöntem sanılan şey, çoğu kez tek bir rastlantının sonradan düzgün cümleye çekilmiş halidir. Hal, sizin sorunuzun cevabı değildir. Cevap sanılırsa, başkasının tesadüfü sizin takviminize yazılır. Yazılmaması için hatıra, hatıra olarak dinlenir. Dinlenen hatıra, bu hattın üstlendiği bir sonuç cümlesine çevrilmez.
Umudun bir güne bağlanması
Gün, dileği somut gösterir. Somut görünen şey, denetlenebilir olduğu hissini de üretir. His yanıltıcı olabilir. Çünkü henüz olmamış bir ilişki ya da bir karar, bir telefon cümlesiyle ölçülecek bir deney değildir. Bu sayfa o deneyi ilan etmez. İlan etmediği için, “şu tarihe kadar” diye kurulan kilit duyulursa ayrıca sorulur. Soru, umudu alaya almak için değil, kilidin bu çerçeveye ait olup olmadığını anlamak içindir. Ait değilse, ait olmayan gün sizi bağlamaz.
İşlem tarifinin bu sayfada yeri yoktur
Okur, büyü yapan medyumlar başlığının altında bir sıra, bir malzeme veya bir tekrar düzeni arayabilir. Arayış, kelimenin ilan dilinde sık işlemle birlikte anılmasından gelir. Bu metin o birlikteliği sürdürmez. Sürdürmemesinin nedeni, görüşmeyi bir uygulama dersine çevirmemektir. Ders olsaydı, kaygı bir tarife, tarif de bir sonuca bağlanırdı. Bağ bu sayfada kurulmaz. Kurulan şey, konunun adının konuşulması ve adın nereye kadar gideceğinin söylenmesidir.
Söylenen sınır pratiktir. Adım anlatılmaz. Bir nesnenin nasıl hazırlanacağı yazılmaz. Tekrar sayısı, özel bir gün veya bir kâğıdın biçimi verilmez. Verilmemesi, sayfanın eksik kaldığı anlamına gelmez. Anlamına gelen şey, sayfanın bilerek tarif dışı tutulduğudur. Tutulan yerde Medyum Meryem Hoca, bir atölye anlatısı değil, bir danışma konuşması sunar. Sunulan konuşma, görmediğiniz bir sahneye ücret bağlamanızı da istemez. İstememesi, uzaktan biçimin parçasıdır.
Adım sırasının anlatılmaması
Sıra, bir işin yapılabilir göründüğü andır. Görünen yapılabilirlik, kelimeyi bir zanaata çevirir. Çevirme bu başlıkta yoktur. Yoktur, çünkü zanaat gibi duran anlatı, sonucu da zanaatın doğal çıktısı sanır. Sanı, belirsizliği siler. Silinen belirsizlik, danışanı bir uygulamanın müşterisi haline getirir. Bu çalışma o hale geçmez. Geçmediği için, “nasıl yapılır” sorusu burada cevapsız bırakılır. Cevapsız bırakmak, gizem üretmek için değildir. Sorunun bu sayfanın işi olmadığını söylemek içindir.
Malzeme ve nesne olmaması
Halk anlatılarında yazılı kâğıt, tuz, iplik veya benzeri nesneler sık anılır. Anılmaları, bu hattın size bir paket hazırlayacağı anlamına gelmez. Paket, adres ve kargo bu tanıtımda yoktur. Yoksa, görüşme bir ürün teslimine dönüşmez. Dönüşmemesi, kelimenin hafifletilmesi için değil, konuşmanın konuşma olarak kalması içindir. Kalan konuşmada bir şey göndermeniz veya bir şey beklemeniz istenmez. İstenirse, istek bu sayfanın dışındadır. Dışarıdaki isteği, büyü kelimesinin ağırlığı içeri almaz.
İlişki kaygısı ve üçüncü kişinin sınırı
Bu başlıkla gelen kaygı, çoğu kez iki kişi arasındadır. Biri ayrılığı, biri susan bir tartışmayı, biri de geri dönmesini istediği birini anlatır. Anlatı meşru bir derd olabilir. Derdin meşru olması, karşı tarafın seçiminin bu hatta devredileceği anlamına gelmez. Devir, büyü kelimesinin halk dilindeki en sert iddiasıdır. İddia burada üstlenilmez. Üstlenilmeyen iddianın yerine, sizin kendi tutumunuz konuşulabilir. Konuşulan tutum, öteki insanın gününü bağlamaz.
Bağlamamak, soğuk bir ret gibi duyulabilir. Duyulmasının nedeni, kelimenin yıllardır bir yönlendirme umuduyla aranmasıdır. Umut bu metinde yasaklanmaz. Yasaklanan, umudun başkasının iradesi üzerine kurulan bir taahhüde çevrilmesidir. Çeviri yapılmaz. Yapılmadığı için, ilişkiyi düzeltmek isteyen kişi kendi sözünü ve kendi sınırını ayrıca düşünmek zorunda kalır. Zorunda kalmak bir ceza değildir. Başka insanın hayatının, bir telefon cümlesinin nesnesi olmaktan çıkarılmasıdır.
İradenin karşı tarafta kalması
İrade, o kişinin kendi kararıdır. Karar, sizin anlattığınız acının büyüklüğüyle orantılı olarak bu hatta geçmez. Geçiyormuş gibi kurulan cümle, danışmadan çıkıp hükmetme iddiasına yaklaşır. Yaklaşan iddia, bu sayfanın cümlesi değildir. Olmayan cümleyi sıcak bir üslupla tamamlamak da gerekmez. Gerekmeyen tamamlama, “o dönecek” diye kurulan kesinliği doğurur. Doğan kesinlik, üçüncü kişiyi bir sonuç satırına indirger. İndirgeme yapılmaz. Yapılmayan yerde acı dinlenebilir, hüküm kurulamaz.
Ayrılık anlatısının iki yüzü
Ayrılığın bir yüzü, sizin duyduğunuz boşluktur. Diğer yüzü, karşı tarafın kendi gerekçesidir. Gerekçe size kapalı olabilir. Kapalı gerekçeyi bir kelimeyle açacağı sözü, bu görüşmede verilmez. Verilmeyen söz, boşluğu inkâr etmez. Boşluğun, tek bir cümleyle kapanacağı sanısını dışarıda bırakır. Bırakılan sanının yerine, sizin neyi konuşmak isteyip neyi konuşmak istemediğiniz durur. Duran tercih, görüşme ilerledikçe de sizde kalır. Kalmayan tercih, kelimenin temposuna teslim olmuş bir tercihtir.
Acele tempo ve tek seferlik dil
Büyü kelimesi, aceleyle birleşince tonu değişir. Değişen tonda “bugün olmazsa geç kalınır” gibi bir sıkışma belirir. Sıkışma, düşünme payını kapatır. Kapanan payda ücret, karar ve üçüncü kişinin hayatı aynı anda bağlanır. Bağ, bu çerçevenin parçası değildir. Parça olmayan hız, geleneksel bir sözcüğün zorunlu eşi değildir. Eş gibi sunulursa, sunuş ayrıca fark edilir. Fark edilen sunuşu sürdürmek zorunda değilsiniz. Zorunluluk hissi, cümlenin kendi etkisidir ve etki bir kurala dönüşmez.
Tek seferlik dil de aynı aileden gelir. “Bir daha bu kapı açılmaz” diyen cümle, sizi aynı dakikaya hapseder. Hapsolan dakika, sakin bir danışmanın temposu değildir. Tempo olsaydı, her kaygı ilk aramada kapanmak zorunda kalırdı. Kalmaz. Bir gece düşünmek, bir yakına yalnızca kendi sözünüzle danışmak veya hiç devam etmemek seçenek olarak durur. Duran seçenek, kelimenin ağırlığıyla silinmez. Silinmeye çalışılan seçenek, bu sayfanın anlattığı düzene uymaz.
Bugüne sıkışan karar
Bugün, kaygının en yüksek olduğu and olabilir. Yüksek anda verilen karar, ertesi gün ağır gelebilir. Ağır gelmemesi için çerçeve, kararı ilk dakikaya kilitlemez. Kilitlemeyen düzen, hattın her gün 10:00-23:45 arasında açık olmasıyla da uyumludur. Açıklık, sizi o aralığın ilk dakikasında bağlamaz. Bağlamayan saat, acele cümlesinin zili haline gelmez. Gelirse, gelen zil duyurulan dilimle çelişir. Çelişen zili nazikçe dışarıda bırakabilirsiniz.
Bir daha olmaz kalıbı
Kalıp, fırsatı kıt gösterir. Kıt görünen fırsat, düşünmeyi savurganlık gibi sunar. Sunuş bu metne ait değildir. Ait olmayan kalıbı duymak, kelimenin kendisini bütünüyle çöpe atmanızı gerektirmez. Gerektirdiği şey, o kalıbın sizi bağlamadığını bilmenizdir. Bilinen sınır, konuşmanın geri kalanını da hemen kapatmak zorunda bırakmaz. Bıraktığı yer, acele cümlesinin ayrıca durmasıdır. Duran cümle not edilebilir. Not, kızgın bir metin olmak zorunda değildir. Kısa bir işaret yeter.
Kararın sizde kalan tarafı
Evlilik, borç, taşınma ve iş, ölçülebilir adımlardır. Adım, bir dilek cümlesinin tarihine bağlanınca ölçüsü kaybolur. Kaybolmaması için bu görüşme, o adımların sonucunu üstlenmez. Üstlenmediği yerde siz, sözleşmeyi, bütçeyi ve kendi takviminizi elinizde tutarsınız. Tutmak, anlatıyı dinlemediğiniz anlamına gelmez. Anlatının, evrakın yerine geçmediği anlamına gelir. Geçiyormuş gibi kurulan cümle duyulursa, cümle kelimenin cazibesine değil, kararın ağırlığına göre tartılır.
Sağlık ve hukuk da aynı tartının dışındadır. Bir belirtinin adı, bir davanın yönü veya bir çocuğun tedavisi bu hatta bırakılmaz. Bırakılırsa, büyü kelimesi başka mesleklerin alanını örter. Örtü, kaygıyı azaltıyor gibi görünür ve aslında doğru mercide geçecek vakti geciktirir. Gecikme, bu sayfanın öğüdü değildir. Öğüt, işbölümünü baştan söylemektir. Söylenen işbölümü korku üretmez. Yalnızca hangi cümlenin danışmaya, hangi cümlenin hekime veya ilgili kuruma ait olduğunu ayırır.
Evlilik ve para kararları
Bu iki alan, başkasının da hayatını ilgilendirebilir. İlgilendirmesi, kararı bir telefon cümlesine devretmez. Devir istenirse, istek açıkça reddedilir. Ret, ilişkinizi küçümsemek için yapılmaz. Kararın hangi elde kalacağını göstermek için yapılır. Gösterilen elde evrak, bütçe ve sizin kendi sözünüz durur. Duran şeyler, görüşme bittikten sonra da sizdedir. Sizde kalmaları, dileği yasaklamaz. Dileğin, imza yerine geçmesini engeller.
Sağlık ile hukukun yeri
Beden, bir kelimenin yorum alanına girmez. Girmez, çünkü belirti kendi bilgisini ister. Hukuk da kendi usulünü ister. İki alan bu hatta özetlenip kapatılmaz. Kapatılmaya çalışılan cümle, ne kadar geleneksel duyulursa duyulsun, sınırı aşar. Aşan cümleyi düzeltmek sizin hakkınızdır. Hak kullanılmazsa, kullanılmayan yerde yanlış bir mercide vakit birikir. Biriken vakit, büyü kelimesinin ağırlığıyla haklı çıkmaz. Çıkmaması, danışmanın dürüst kalması için gereklidir.
Bakım kelimesinden ayrılan vurgu
İki sözcük aynı aramada birbirinin yerine kullanılabilir. Kullanım, anlamlarını eşitlemez. Büyü, halk dilinde daha çok bir durumu veya bir ilişkiyi yönlendirme anlatısına yaslanır. Bakım ise korunma ve üzerindeki ağırlık hissini anlatmak için seçilir. Seçim bu sitede iki ayrı başlıkta tutulur. Tutulmasının nedeni, tek bir dileğin bütün danışmanın adı olmasını engellemektir. Engel, bakım yapan medyumlar sayfasının kendi sınırını taşımasına bırakılır. Bu sayfa o sınırı kendi içine kopyalamaz.
Kopyalamamak, okuru birinden diğerine savurmak için değildir. Her kelimenin kurduğu beklentiyi yerinde bırakmak içindir. Beklenti karışırsa, yönlendirme isteği bir korunma cümlesinin içine gizlenir. Gizlenen istek, sonradan daha zor fark edilir. Fark edilmesi için başlıklar ayrı durur. Ayrı duran metinler birbirinin tarifini tamamlamaz. Tamamlamaz, çünkü iki sayfada da tarif yoktur. Olmayan tarifin yerine, kaygının hangi adla konuşulacağı seçilebilir. Seçim, bir sonuç günü satın almaz.
Korunma hissinin ayrı başlığı
Korunma hissi, “üzerimden bir ağırlık kalksın” diye kurulabilir. Kuruluş, büyü kelimesinin yönlendirme iddiasından farklı bir yerde durur. Fark, bu sayfada yalnızca işaret edilir. İşaret edilen yerin ayrıntısı kendi başlığındadır. Ayrıntıyı buraya taşımak, iki kaygıyı yeniden yapıştırır. Yapışan kaygı, okurun hangi dileğe onay verdiğini bulanıklaştırır. Bulanık onay, sonradan “ben bunu istememiştim” diye döner. Dönmemesi için vurgu ayrı kalır.
Aynı kaygıyı iki işleme bölmemek
Bölmek, tek bir sıkıntıyı iki ücretli iş gibi göstermek olur. Olması bu sitenin düzeni değildir. Düzen, kelimeleri ayırır fakat sizi iki ayrı uygulamaya çağırmaz. Çağrı yoktur, çünkü uygulama vaadi de yoktur. Olmayan vaadin yerine, hangi başlığın sizin sorunuzun adına daha yakın durduğuna bakabilirsiniz. Bakış, bir paket seçmek değildir. Sorunun adını netleştirmektir. Netleşen ad, yine de bir sonucun üstlenildiği anlamına gelmez.
Bu konuda da değişmeyen hat
Kelime değişince çalışma biçimi değişmez. Muhatap yine Medyum Meryem Hoca’dır. Arama ve yazışma +90 554 959 54 60 numarasında birleşir. WhatsApp ayrı bir gizli hatta alınmaz. Gün dilimi her gün 10:00-23:45 olarak kalır. Aralık dışında kurulan acele, duyurulan saatle çelişir. Çelişen acele, büyü kelimesinin ağırlığıyla haklı çıkmaz. Çıkmayan acele, sizi başka bir numaraya da almaz. Alan mesaj, bu tanıtımın dışında okunur.
Biçimin geniş adı medyum hoca sayfasında, çoğul arama ile tek muhatap arasındaki fark ise medyumlar başlığında durur. İkisi de bu kelimeyi bir işlem defterine tamamlamaz. Tamamlamadıkları için, büyü yapan medyumlar ifadesi bir atölye ilanı olarak değil, sınırlı bir danışma konusu olarak kalır. Kalan konu, sizi aramaya zorlamaz. Zorlama hissettiğiniz cümle, kelimenin eskiliğine değil, temposuna bakılarak tartılır. Tartı, kararın sizde kaldığı yerdir.
Bu sayfa bir büyü tarifi içerir mi?
İçermez. Metin, büyü kelimesinin bir görüşme konusu olarak nasıl durduğunu anlatır. Adım, malzeme, tekrar sayısı, yazılı bir metin veya bir nesnenin hazırlanışı yoktur. Medyum Meryem Hoca ile konuşma, kaygının adını koymak ve sınırını söylemek üzere kurulur. Bir olayın belirli günde değişeceği sözü kurulmaz. Kurulmasını bekleyen okur, bu başlıkta o bekleyişi bulamaz. Bulamayınca sayfayı eksik bir reçete gibi okumamak gerekir. Sayfa, reçete olmak için yazılmamıştır.
Başka bir insanın iradesi bu görüşmeyle değişir mi?
Bu çerçeve öyle bir değişiklik üstlenmez. Eş, sevgili, aile büyüğü veya iş çevresinden biri hakkında konuşulabilir. Konuşulması, o kişinin seçiminin devralınacağı anlamına gelmez. İrade onda kalır. Sizde kalan, kendi tutumunuz ve kendi kararınızdır. Kararı bir dileğe bağlamak isterseniz, bağ sizin tercihiniz olur. Tercih, hattın size yüklediği bir görev haline getirilmez. Görev gibi sunulan yönlendirme, bu sayfanın dışına düşer. Dışarı düşen cümleyle acele etmek zorunda değilsiniz.
Duyduğum bir hikâye görüşmeyi bağlar mı?
Bağlamaz. Akrabadan veya komşudan duyulan cümle, o kişinin hatırladığı anlatıdır. Hatıra, sizin konuşmanızın nasıl geçeceğini peşinen yazmaz. Yazıyormuş gibi gelen kesinlik, heyecanın süzgecinden geçmiş bir cümle olabilir. Olabilir olması, cümleyi bütünüyle değersiz kılmaz. Yalnızca onu bir şartname yerine koymamanızı hatırlatır. Şartname, her görüşmede yeniden ve sizin duyduğunuz sınırla kurulur. Kurulmadan, başkasının anlattığı gün size ait bir takvim sayılmaz.
Ücret bu konuda sayfada ilan edilir mi?
Edilmez. Konunun genişliği konuşmanın süresini değiştirebilir. Bu yüzden sabit bir tablo konmaz. Tablo olmaması, bedelin hiç söylenmeyeceği anlamına gelmez. Kabaca çerçeve, uzun hikâye dökülmeden konuşulur. Konuşulmadan verilen özel hayat ayrıntısı, sonradan sürpriz bir karşılıkla karşılaşmanıza yol açabilir. Karşılığı sormak güvensizlik değildir. Cevap bulanıksa, o gün ayrıntıya girmeyebilirsiniz. Girmemek, büyü kelimesine ait bir hakkı kaybetmek değildir. Çünkü kelime bir hak dağıtmaz.
Hangi kanaldan ve hangi saatte ulaşılır?
Ulaşılacak hat +90 554 959 54 60 numarasıdır. Telefon ve WhatsApp bu numarada birleşir. Ayrı bir yazışma hattı açılmaz. Açılırsa, açılan hat bu tanıtımın parçası değildir. Gün dilimi her gün 10:00-23:45 arasındadır. Aralık, haftanın bir gününe sıkışmaz. Aralık dışında bırakılan mesaj, sonraki dilimde ele alınır. Ele alınmanın gecikmesi bir ceza gibi kurulmaz. Meşgul hat da sizi ikinci bir kişiye devretmez. Devir duyarsanız, duyduğunuz adım bu sayfayla çelişir.
Sağlık veya dava bu kelimenin altında mı konuşulur?
Konuşulmaz. Hastalık belirtisi hekime, hukuki uyuşmazlık ilgili mercie, akut bir tehlike yetkili kuruma aittir. Büyü kelimesi bu mercilerin yerine konmaz. Konulursa, inanç anlatısı başka bir mesleğin alanına taşınmış olur. Taşıma, görüşmenin dürüst sınırıyla çelişir. Çelişen isteği nazikçe dışarıda bırakmak, kaygıyı küçümsemek değildir. Kaygının doğru yerde kalmasını sağlamaktır. Doğru yer, beden için klinik, uyuşmazlık için ilgili kurum, bu hat için ise yalnızca danışma cümlesidir.
İlgili hizmetler
İlgili yazılar
Büyü Yapan Medyumlar yorumları
Bu görünümde henüz yorum yok.