Ana Sayfa / Hizmetler / Bağlama / Bağlama Büyüsü
Bağlama Büyüsü
Görüşme konusu
İki sözcüğün ayrı rafları
Bağlama büyüsü, tek bir kurumun resmî adı değildir. İki sözcük yan yana gelince arama dilinde bir çatı oluşmuştur. Çatının altında dua, niyet, kıskançlık, ayrılık ve eve dönüş gibi birbirine benzemez dilekler durur. Benzemezlik, başlığın tek bir iş tarif ettiğini sanmayı zorlaştırır. Bu sayfa o sanıyı dağıtmak için durur. Dağıtılan şey inanç değildir. Dağıtılan, tek etiketin her hayatı aynı sonuca bağladığı düşüncesidir.
Çatıyı bir sözlük maddesi gibi okumak, onu bir vaade çevirmekten daha dürüsttür. Sözlük maddesi kelimenin nerede kullanıldığını gösterir. Vaade çevrilen madde ise kelimenin gerçekleşeceğini söyler. Bu sayfa birinci yolu tutar. Tutarken korkutma cümlesi de kurmaz. Üzerinizde bir yük olduğu, bugün aramazsanız bir kapının kapanacağı veya evin dağılacağı söylenmez. Söylenseydi düşünme payı kapanırdı. Kapanan pay, geleneksel anlatının değil, acele bir tonun ürünüdür. Tonu ayırmak için özel bir eğitim gerekmez. Cümle sizi sıkıştırıyorsa ölçü bırakılmış demektir. Sonuç garantisi de bu sıkışmanın içine gizlenmez.
Bağ sözcüğünün gündelik ağırlığı
Bağ, Türkçede önce bir ipin iki ucunu tutan düğümü anlatır. Günlük konuşmada aynı sözcük, insanın bir yere, bir işe veya bir kişiye bağlı kalmasını da karşılar. Bağlı kalmak her zaman gönül işi değildir. Kira, akrabalık ve borç da bağ diye anılır. Halk anlatısı bu genişliği daraltıp sözcüğü daha çok gönül ve ev üzerine çeker. Daralan anlam, kelimenin eski somutluğunu silmez. Dinleyen, bir bağlama cümlesi duyunca hâlâ bir düğüm hayal edebilir. Hayal, uygulanacak bir sıra değildir.
Büyü sözcüğünün genişlemesi
Büyü, halk ağzında ölçüsü kaymış bir kelimedir. Kimi zaman nazar korkusunu, kimi zaman bir dileğin törensel adını, kimi zaman da yalnızca “çok etkiledi” demenin abartısını taşır. Abartı ile inanç iddiası aynı hecede birleşince kelime ağırlaşır. Ağırlık, her söylenişin bir yöntem olduğu anlamına gelmez. Yazılı kültürde büyü, daha çok belirli bir sonucun gizlice elde edileceği izlenimini çağırır. Sözlü kültürde ise aynı kelime, anlatıcının heyecanını da taşır. Heyecan, kanıt yerine koyulamaz.
Bileşik adın arama cümlesine dönüşmesi
İki kelime bitişik aranınca ortaya yeni bir eşya çıkmış gibi durur. Çıkan şey bir eşya değil, bir arama cümlesidir. İnsanlar derdini uzun uzun yazmak yerine bu bileşik adı yazar. Ad, derdin özetidir. Özet, derdin kendisi değildir. Eşinden ayrı kalan kişi ile hiç karşılaşmadığı birine tutulan kişi aynı kelimeyi kullanabilir. Kelimenin ortak olması, iki hayatın ortak olduğu anlamına gelmez. Görüşmede ilk iş, özetin altını açmaktır.
İlan ile masal aynı nefeste
Masalda bağlama, bir gecenin, bir fısıltının ve bir niyetin içinde anlatılır. İlan dilinde aynı sözcük, bir hizmet başlığına dönüşür. Dönüşüm, masalın kurallarını ilana taşımaz. Masalda zaman belirsizdir, kişi çoğunlukla adsızdır, sonuç da anlatıcının ağzında biter. İlan ise bir telefon, bir saat ve bir ücret beklentisi üretir. Beklenti ile masal aynı nefeste okunursa ikisi de bozulur. Bozulmamaları için bu sayfa masalı tarif, ilanı da kesin söz saymaz.
Tek başlık altında biriken dilekler
Çatı adın altında barışmak, uzak duranı düşünmek, kıskançlığı adlandırmak veya yalnızca “bir şey yapılsın” demek yan yana durabilir. Yan yanalık bir yöntem birliği kurmaz. Kurulsaydı, her dilek aynı sürede ve aynı cümleyle karşılanırdı. Karşılanmaz. Çünkü birinin derdi ortak evin dağılması, ötekinin derdi hiç kurulmamış bir yakınlıktır. Bu ayrım, sevdiğini bağlama ile evlilik içindeki söyleyişlerin neden ayrı sayfalarda durduğunu da gösterir. Ayrı durmak, birini diğerinden üstün saymak değildir.
| Sözcük | Çağrıştırdığı yer | Bu sayfada tutulan sınır |
|---|---|---|
| Bağ | Düğüm, bağlılık, gündelik yükümlülük | İmge anlatılır, düğüm sırası yazılmaz |
| Büyü | Tören, niyet, abartılı etki dili | Ağırlık tanınır, kesinlik kurulmaz |
| Bileşik ad | Arama özeti, çatı başlık | Özet, hayatın yerine geçmez |
Sözlü kültürde niyet imgesi
Sözlü kültür, soyut bir özlemi elle tutulur bir sahneye çevirmeyi sever. İsim anılır, su anılır, bir gece anılır, bir düğüm anılır. Anılmaları, o gecenin bugün yeniden kurulacağı anlamına gelmez. Anlatıcı, dinleyenin dağınık duygusuna bir resim verir. Resim, duyguyu taşır. Taşıması, resmi bir araç haline getirmez. Bu sayfa resmi yerinde bırakır. Yerinde bırakılan resim, bir iş kılavuzunun ilk maddesi olmaz.
Dekor ile tarifin ayrılması
Dekor, hikâyenin içinde geçen nesnedir. Tarif, o nesnenin hangi sırayla, kimin haberi olmadan kullanılacağını söyleyen cümledir. Birincisi halk anlatısının parçasıdır. İkincisi, başka bir insanın kararını bir nesnenin arkasına saklar. Saklanan karar, gelenek diye ağırlaşır. Ağırlaşan şeyi bu sayfa onaylamaz. İsim, su veya düğüm görünce durup şunu söylemek gerekir: Bunlar sahnenin eşyasıdır. Eşyanın kullanım sırası yazılmaz. Yazılmaması bir eksik bilgi diye sunulmaz.
Anlatının tekrar edilemeyen kısmı
Derlemelerde bağlama sahneleri çoğu zaman tek bir aileye, tek bir köye veya tek bir anlatıcıya bağlıdır. Bağlılık, sahnenin her yerde aynı sırayla işlediğini göstermez. Anlatıcı kendi bildiği duayı, kendi korkusunu ve kendi komşusunun adını karıştırır. Karışım, standart bir usul çıkarmaz. Çıkarmaya çalışan metin, sözlü kültürü bir kullanma kılavuzuna çevirir. Kılavuz, bu çatı adın vaadi değildir. Vaadi olmayan yerde tekrar da öğütlenmez.
Üçüncü kişinin durduğu yer
Bağlama dili çoğu zaman iki kişi arasında kurulur. Biri konuşandır. Öteki, hakkında konuşulandır. İkinci kişi masada yoktur. Yokluğu, onun adına cümle kurulamayacağı anlamına gelmez. Anlamı, kurulan cümlenin onun ağzından çıkmış sayılamayacağıdır. Sayılamayan cümle, dilek olarak kalabilir. Karar olarak kalamaz. Bu ayrım, çatı adın en ince yeridir. İnce yer atlanırsa başlık, bir özlemi değil bir zorlamayı adlandırmış olur.
Haberi olmayan kişi
Haberi olmayan kişi, sizin anlattığınız rolün içinde yaşamıyor olabilir. İşe gidiyordur, başka bir şehirde kalıyordur, küskündür veya hiç tanışmadığınız biridir. Onun günü, sizin niyet cümlenize göre yeniden yazılmaz. Yazılırsa, geleneksel ad bir örtüye döner. Örtünün altında ısrar vardır. Israr, sevgi diye adlandırılınca da ısrar olmaktan çıkmaz. Çıkmaması, sizin acınızı küçültmez. Acı, başkasının bugünkü sözünü iptal etmenin gerekçesi olamaz.
Rızanın eşiği
Rıza, karşı tarafın bu konuşmadan ve bu dilekten haberdar olup olmadığını sorar. Haberdar değilse, onun gönlünün değişeceği kesinliği kurulamaz. Siz yine de kendi tarafınızı anlatabilirsiniz. Anlatmak, onu nesne yapmak değildir. Nesne yapan cümle, “o farkında olmasa da olacak” diye kurulan cümledir. Böyle bir cümle bu hatta aranmaz. Aranmayan kesinlik yine de gelirse, konuşma nazikçe kesilir. Kesmek, hikâyeyi yarım bırakmak değil, kişisel kararı yerine koymaktır.
Görüşmenin kurulduğu hat
Bu sitede çalışma tek isimle yürür. Medyum Meryem Hoca, danışanla bir ofiste buluşmaz. İletişim telefon ve WhatsApp ile sınırlıdır. Numara +90 554 959 54 60 olarak açıktır. Gün her zaman 10:00-23:45 arasındadır. Aralık, Türkiye saatine göredir. Yurt dışından yazan kişi kendi yerel saatini ayrıca belirtebilir. 23:45’ten sonra yeni bir görüşme açılmaz. 10:00’dan önce gelen yazı sıraya alınır, hemen karşılanmaz. Bu düzen bir eksiklik gibi gizlenmez.
İsim, numara ve saat
Tek isimle çalışan bir düzende söylenen sözün sahibi bellidir. Ekip, şube veya danışma masası anlatılmaz. Anlatılmamasının nedeni giz değil, böyle bir yerin bulunmamasıdır. Arayan, numarayı çevirdiğinde bir kuruma değil, bu çalışmanın kendisine ulaşır. Ulaştığı yerde adres aramaz. Ses, yalnızca ses olarak gelir. Odadaki bir nesne veya üçüncü bir kişi hatta taşınmaz. Taşınmadığı için anlatı da sadeleşir. Sadeleşme, iddiayı büyütmek için değil, neyin konuşulabildiğini sınırlamak için faydalıdır.
Ücretin metne yazılmaması
Ücret bu sayfada bir liste halinde durmaz. Konu değiştikçe süre değişebilir. Yine de danışanın, anlatı uzamadan kabaca bir çerçeve duyması gerekir. Çerçeve görüşmede kurulur. Kurulmadan uzun bir hikâyeye girilmesi, sonradan sürpriz bir bedelle karşılaşmaya yol açabilir. Bunu sormak güvensizlik sayılmaz. Net cevap alamadan devam etmek zorunda değilsiniz. Rakam uydurulsaydı, çatı ad bir paket gibi görünürdü. Paket, halk anlatısının biçimi değildir.
Komşu adların bu çatıdan farkı
Çatı geniş tutulunca komşu başlıklar onun altında kaybolmuş sanılır. Kaybolmazlar. Her biri, çatının bir köşesini ayrı bir sahneyle adlandırır. Sahne farkı, sonucun daha kolay veya daha zor olduğu anlamına gelmez. Anlamı, kelimenin kimi ve nereyi işaret ettiğidir. İşaret görülmeden açılan genel merak, konuşmayı dağınık bırakır. Dağınık merak, dağınık cümle üretir. Üretilen cümle her hayata uyar ve bu yüzden hiç kimseye ait olmaz.
İşlem adının sade çağrışımı
Bağlama işlemi, büyü kelimesinden çekinen veya onu ağır bulan kişilerin tercih ettiği söyleyiştir. Tercih anlaşılır. Anlaşılır tercih, etiketin altını kendiliğinden doldurmaz. İşlem dendiğinde akla bir sıra, bir evrak, bir gişe gelebilir. Gelen şey bu sitede yoktur. Sade ad, tören gürültüsünü kısmak için kullanılır. Kısılması, üçüncü kişinin kararının dışarıdan kurulacağı anlamına gelmez. İki ad aynı kültürel alanda durur. Aynı sözleşmeyi imzalamaz.
Eş ve sevilen kişi etiketleri
Evlilik içindeki kişiye yönelen törensel ad, eşi bağlama büyüsü başlığında ayrı durur. Paylaşılan eşiği ve akşam saatini öne alan söyleyiş ise başka bir sahnedir. Sevilen kişi eş olmayabilir, nikâh hiç kurulmamış olabilir, hatta karşı taraf bu duyguyu bilmiyor olabilir. Bu üçü çatı adın örnekleridir, birbirinin ileri hali değildir. İleri hali yoktur. Hangi kelimeyle geldiğiniz, konuşmanın ilk cümlesini belirler. İlk cümle yanlışsa sonraki anlatı da yanlış odaya oturur.
Dinleyen kişinin ölçüleri
Çatı adı duyan kişi, heyecan ile ölçüyü aynı anda taşıyabilir. Heyecan, derdin gerçek olduğunu gösterir. Ölçü, derdin bir başkasının hayatı üzerinde hak doğurmadığını gösterir. İkisi çelişmez. Çelişirmiş gibi sunulan konuşma, genellikle acele ve kesinlik taşır. Kısa sürede, yalnızca bugün, haberi olmasa da, bir daha olunmaz. Bu kalıplar geleneksel metinlerde de geçer. Geçmeleri, her söylenişin masum olduğu anlamına gelmez. Masum olmayan tempo, düşünme payını kapatır.
Kesinlik ile acele
Kesinlik, belirsizliği kapatan cümledir. Acele, o kapanışı bugüne sıkıştırır. Halk anlatısında kısmet, zaman ve kabul sözleri sık kullanılır. Bu sözler belirsizliği tamamen kaldırmaz. Kaldırdığını söyleyen konuşma, geleneği değil temposunu kullanıyordur. Tempo hissettiğinizde ara vermek, anlatıyı inkâr etmek değildir. Bir gün düşünmek, bir yakına danışmak veya hiç devam etmemek meşru seçeneklerdir. Seçenekleri daraltan cümle, inanç anlatısından çok satış temposuna benzer.
Kişisel kararın geri alınması
Kişisel karar, hem sizin hem karşı tarafın elindedir. Siz görüşmeyi sürdürüp sürdürmemeye karar verirsiniz. Karşı taraf, sizin dileğinize uyup uymamaya karar verir. İki karar örtüşmeyebilir. Örtüşmemek, anlatının bozulması değildir. İki ayrı iradenin görünür olmasıdır. Görünürlük acı verebilir. Acı, başkasının kararını yok sayma gerekçesine dönüştürülmez. Dönüştürülürse çatı ad bir örtü olur. Bu sayfa örtüyü kaldırır ve kararı kişide bırakır. Bırakılan karar size dönmeyebilir.
Çatının bıraktığı cümle
Bağlama büyüsü, bağ imgesi ile büyü sözcüğünün arama dilinde birleşmesinden doğmuş bir çatıdır. Çatı, masalı bir tarif haline getirmez. İlanı bir sözleşme haline de getirmez. Altında duran dilekler birbirine benzemez. Benzemezlik korunursa konuşma dürüst kalır. Korunmazsa her özlem aynı kefeye girer ve kefe, üçüncü kişinin yerine konuşmaya başlar. Başlayan konuşma bu sayfanın çerçevesi dışındadır. Çerçeve, medyum hoca çalışmasının genel sınırında da aynı yerde durur. Sınır, inancı küçültmek için çizilmez.
Soruyu daraltmak
Sonuç garantisi bu çatının altında yazılmaz. Yazılsaydı bağ ve büyü sözcükleri bir sözleşmenin başlığı olurdu. Sözleşme, halk anlatısının biçimi değildir. Biçim olmayan yerde gün sayısı ve “kesin döner” cümlesi de durmaz. Duran şey, sizin dileğiniz ile karşı tarafın kişisel kararı arasındaki mesafedir. Mesafe kapanabilir, kapanmayabilir veya hiç konuşulmayabilir. Üçü de açık ihtimaldir. İhtimalleri teke indiren metin çatıyı taşıyamaz. İrade silme iddiası da taşınmaz. Karşı tarafın seçimini kapatan bir cümle, bağ imgesinin altına saklanamaz.
Okurun kendi sorusunu daraltması, görüşmeyi de kısaltır. Genel bir merak ile belirli bir kırgınlık aynı nefeste yığılmamalıdır. Eşten mi, evden mi, yoksa nikâhı olmayan bir kişiden mi söz ettiğinizi bir cümleyle ayırmak mümkündür. Bu cümle hazırsa anlatı dağılmaz. Dağılmayan anlatı daha kolay tartılır. Geniş ve belirsiz bir dert listesi, geniş ve belirsiz cevaplar üretir. Daraltmak, derdi küçültmez. Dikkat ister. Dikkat, çatı adın tek başına veremediği şeyi size geri verir: kendi cümlenizi.
- Bağ ve büyü ayrı sözcüklerdir; bitişmeleri yeni bir kesinlik üretmez.
- Masaldaki dekor, bugün uygulanacak bir sıra diye okunmaz.
- Haberi olmayan kişinin kararı, sizin niyetinizin taslağı olamaz.
- Görüşme 10:00-23:45 arasında, telefon ve WhatsApp ile sınırlıdır.
- Ücret listesi ve sonuç vaadi bu çatı adın altında durmaz.
Bağlama büyüsü bir sonuç sözleşmesi midir?
Değildir. İfade, halk dilinde niyet ve bağ imgelerinin bir araya geldiği bir anlatı adıdır. Adın eski olması, dileğin gerçekleşeceği anlamına gelmez. Bu sayfa süre, gün veya kesin dönüş sözü vermez. Dinleyen, duyduğu cümleyi kendi bilgisiyle tartar. Tartının sonucu bir vaade dönüşmez.
Metinde tekrar edilecek bir tarif var mıdır?
Yoktur. Düğüm, niyet veya isim gibi unsurlar sözlü kültürde dekor olarak geçer. Dekor, bugün uygulanacak bir sıra haline getirilmez. Malzeme listesi, okunacak metin ve saat tarifesi bu çatı adın altında durmaz. Anlatıyı tanımak ile bir işlem yaptırmak ayrı işlerdir. Burada yalnızca birincisi amaçlanır.
Karşı tarafın haberi yokken onun adına konuşulur mu?
Onun kararının değişeceği kesinliği kurulmaz. Siz kendi özleminizi, kırgınlığınızı ve neyi konuşmak istediğinizi anlatabilirsiniz. Haberi olmayan kişinin gönlü, sizin cümlenizin taslağı yapılamaz. Rıza, görüşmenin eşiğidir. Eşik aşılırsa anlatı, gelenek olmaktan çıkıp başkasının iradesini kapatan bir iddiaya döner. Bu sayfa o iddiayı kurmaz.
Görüşme nerede ve hangi saatlerde yapılır?
Medyum Meryem Hoca ile konuşma telefon ve WhatsApp üzerinden yürür. Numara +90 554 959 54 60 biçimindedir. Saatler her gün 10:00-23:45 arasındadır ve Türkiye saatine göredir. Fiziksel bir ofis, şube veya yüz yüze kabul yoktur. Aralık dışında bırakılan yazı, sonraki günün aynı saatlerinde ele alınır.
Ücret neden sayfada yoktur?
Konunun genişliği ve konuşma süresi kişiden kişiye değişebilir. Bu yüzden sabit bir liste ilan edilmez. Bedel, görüşmenin içinde ve anlatı uzamadan konuşulur. Net bir çerçeve duymadan devam etmek zorunlu değildir. Rakam uydurmak, çatı adı bir tarife gibi gösterir. Tarife bu sayfanın işi değildir.
Bu başlık eş ve sevgili sayfalarının yerine geçer mi?
Geçmez. Bağlama büyüsü geniş bir çatıdır. Eş, ev veya sevilen kişi daha dar sahneleri adlandırır. Dar sahne, çatının ileri hali değildir. Hangi kelimeyle geldiğinizi ayırmak, konuşmayı kısaltır. Ayrım yapılmadan açılan genel başlık, her dileği aynı kefeye koyar. Kefe, sizin cümlenizin yerine geçmemelidir.
İlgili yazılar
Bağlama Büyüsü yorumları
Bu görünümde henüz yorum yok.